Seçimin Elektronik Hali

0
124

Oy Verme Teknolojileri ve Elektronik Oylama

ABD son başkanlık seçimlerinde pandemi nedeniyle posta ile oy kullanılması, oy sayım sürecinde ciddi tartışmalara yol açtı. Özellikle başkan Trump ve yandaşları, posta ile kullanılan oylarda usulsüzlük yapıldığına ilişkin çok sayıda idddia ortaya attılar ve bir çok itirazda bulundular. Bu itirazlar bir çok yerde seçim sonuçlarının gecikmesine ancak daha da önemlisi Trump yanlıları gözünde seçimlerin güvenliğine gölge düşürdü.

Benzer bir süreç 2019 yerel seçimlerinde ülkemizde İstanbul seçimlerinde yaşanmıştır. Hatırlanacağı üzere; 31 Mart yerel seçimleri tamamlandıktan sonra, İstanbul yerel seçimlerinde yaşandığı iddia edilen usulsüzlükler üzerine seçimlerin YSK tarafından iptal edilmesi üzerine İstanbul seçimlerinin 23 Haziran 2019 tarihinde yenilenmesine karar verilmiştir.

Seçimlerin tamamlanmasından sonra, Türkiye’deki birçok seçim bölgesinde bir çok parti farklı farklı gerekçeler ile seçim sonuçlarına itirazlarını dile getirmiştir.  Esasında geçmişten bu yana Türkiye’de yapılan seçimlerde sandık sonuçlarına; ilçe seçim kurullarında, il seçim kurullarında ve en son olarak da YSK önünde itirazlar hep yapıla gelmiştir.  298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki kanunumuz 1961 yılında kaleme alınmıştır.  Bugüne kadar yapılan seçimlerde itirazlar olsa da Türkiye sağlıklı şekilde seçim yapması ile haklı bir üne kavuşmuştur.  Ancak yaşanan son gelişmeler seçim süreçlerinde teknolojiden istifade etmek gerekir mi ve bu mümkün mü? Sorularını akıllara getirmiştir.  Bu soru kapsamında elektronik oy verme yöntemleri üzerine düşünmek ve bir tartışma yürütmek sağlıklı olacaktır. 

Dünya ölçeğinde E-Oylama ile seçim yapan veya deneyen ülkeler mevcuttur.  Dünyada ilk olarak E-Oylama ile seçimler yapan ülke Estonya olmuştur.  Estonya’yı İsviçre takip etmiştir.  İsviçre 2004 yılından bu yana bazı kantonlarda yapılan seçimlerde E-Oylama imkanını seçmenlerine sunmaya başlamıştır.  İsviçre sistemin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması açısından 2019 yılında kamuya açık saldırı testi düzenletmiş ve tüm dünyadan hackerleri sistem açıklarını bulmaya davet etmiştir. 

Norveç’de 2011 meclis seçimlerinde E-Oylama sistemini kullanılmıştır.  Norveç’in kullandığı sistem Estonya gibi akıllı kimlik kartlarının kullanılması ile şifrele zincirinin tamamlanmasına dayanan (nitelikli elektronik imza) bir sistem olarak kurgulanmıştır.  Norveç kullandığı sistemden 2014 senesinde oyların hackerler tarafından kamuoyuna duyurulması kaygısı ile vazgeçmiştir.

E-Oylama sistemini kısaca; internete bağlanan her türlü aygıt ile oy kullanılması temeline dayanan ve seçmenlerin oy kullanmak için oy kullanma merkezlerine gelmelerini ortadan kaldıran ve katılımı arttıran sistemler olarak tanımlamak mümkündür. 

E-Oylama sistemlerini savunanlar; bu sistemlerde de klasik oylama sistemlerinde geçerli olan  oyun gizliliği, seçmenin anonim kalması ve sonuçların şeffaf ve sağlıklı şekilde elde edilmesinin temin edildiğini dile getirmektedirler.  E-Oylama sistemlerine karşı olanlar ise bu sistemlerde oy kullanan kişinin gerçek seçmen olup olmadığının tespit edilemeyeceği ve bu durumunda oy satmak gibi haksız sonuçlara yol açacak ciddi sistem açıkları barındırdığı kanaatindedirler.  Esasında felsefi olarak oy hakkına sahip olan bir kişinin bu hakkını bir başkasına devredip devredemeyeceği tartışmaları uzun yıllardır süre gelen tartışmalardır.  Ancak modern hukuk yaklaşımlarında oy vermek kişiye mutlak suretle sıkı sıkıya bağlı haklardan kabul edildiğinden devredilmesi veya bir üçüncü kişi eliyle kullanılması mümkün değildir.  Türk hukuku da bu görüşü benimsemiştir. 

Sistemin oy satmaya imkan veren açığına ek olarak, E-Oylama ile kullanılan oyların dışarıdan manipüle edilip edilmeyeceğinin kesin olarak bilinemeyeceği de dile getirilmektedir.  Gerçekten de günümüz siber güvenlik gereksinimleri ile bu kaygının mutlak bir şekilde giderilemeyeceği haklı olarak ifade edilmektedir.  Sistem açısından bir önemli sorunda, sistemin internet tabanlı olmasından dolayı DDOS saldırıları ile seçmenlerin oy kullanma alt yapısına bağlanmasının engellenmesinin mümkün olmasıdır.  Bunun yanı sıra internet üzerinden yapılan işlemlerin belli aşamalarında, seçmen tarafından verilen oyun içeriği veya seçmenin kimliği gibi bilgilerin sızdırılmasının imkan dahilinde olduğu da göz ardı edilmemelidir.  En önemli sorun olarak ise sistemde yer alan oyların tutulduğu dataların devletin kontrolü altında olması ve sistemde yer alacak en ufak bir kötü niyetli kod ile kripto şifrelemenin kırılması ile seçmen anonimliğinin yitirilme olasılığıdır. Bu kaygı çok önemli bir sorun olarak bu sistemlerin karşısında durmaktadır.   

Günümüz teknolojisi içinde E-Oylama yöntemlerinin güvenlik açığı barındırmadan bir seçimi gerçekleştirmesi pek imkan dahilinde görülmemektedir.  Ancak Blokchain teknolojisinin bu konuda oluşan açıkları ve yaşanan sorunları gidermesi mümkün olabilir mi?

Bu anlamda teori düzeyinde çalışmalar yapılmaktadır.  Blockchain teknolojisi; yarattığı güvenlik kriterleri sebebiyle veri transferi, para transferi gibi bir çok alanda kullanıma başlanmıştır.  Oy verme mekaniğinin temelde blockchain teknolojisine entegre edilmesi çok zor gözükmemektedir.  Bu alanda yapılacak çalışmalar, ileride E-Oylamanın yaygınlaşmasının önünü açabilir.

Elektronik Oy Makineleri

Günümüzde elektronik oy kullanma sistemleri denildiğinde karşımıza en çok EOM’lar çıkmaktadır.  Brezilya, Hindistan, ABD, Kanada, Rusya, Ukranya, Birleşik Krallık, Hollanda’nın da aralarında bulunduğu 20 ülkede kullanılan bu makineler esasında oy pusulasının mühürlenmesi ve sandığa atılması süreçlerinde kullanılan; internet, usb veya herhangi bir dış bağlantıya imkân vermeyen kapalı sistem makinelerdir.  Söz konusu makinelerin güvenlik açıkları olup olmadığı konusunda, EOM’ların kullanıldığı ülkelerde uzun zamandır devam eden tartışmalar mevcuttur.  Bazı ülkeler bu sistemlerden tamamen vazgeçmiş, bazıları deneme uygulaması olarak kullanmaktadır.  Çoğu ülkede ise bu sistemler belli bölgelerde kullanılmaktadır.  Ülkenin tamamında bu sistemleri hali hazırda kullanan devlet sayısı çok azdır.  Özellikle, söz konusu makinelerin oy tercihlerini yazılım olarak manipüle edilmesinin teknik olarak mümkün olması bu makineler ile oy kullanılan ülkelerde halen soru işareti yaratmaktadır. 

Oy verme sistemlerine yurttaşların güvenlerini temin etmek açısından en önemli olan husus, kişilerin zihnindeki şüpheleri gidermek ve sisteme duydukları güveni pekiştirmektir.  Günümüz teknolojileri dikkate alındığında tam güvenilir bir sistemin inşası şu aşamada zor gözükmektedir.

Ülkemizde son seçimlerde yaşanan tartışmalar dikkate alındığında, oy verme sürecinden daha ziyade oyların sayım ve tasnifi süreçlerinde teknolojik bir alt yapıdan istifade edilmesi gelecekte yaşanacak tartışmaların önüne geçmek açısından önemli olabilir.   Özellikle, oy sayım tutanaklarının ilçe seçim kurullarında birleştirilerek SEÇSİS’e işlenmesi sürecini mobil teknoloji kullanarak sandık kurulu huzurunda oy sayımı tamamlandıktan hemen sonra SEÇSİS’e işlenmesi mümkün olabilir.  Bu şekilde ıslak imzalı tutanaklar ile sisteme itiraz süreçlerinde siyasi partiler daha hızlı ve sağlıklı bir veriye kavuşmuş olurlar.  Buna ek olarak, oy pusulalarında da karekod teknolojisi veya benzeri teknolojilerden istifade edilerek oy sayım ve tasnif işleminde insan unsurunu azamiye indirmek mümkün olabilir.  Bu şekilde oylar sayıldığı anda otomatik olarak sisteme işlenmesi sayesinde, sayım cetvel ve sandık kurul tutanakları üzerinden yürüyen spekülatif tartışmalarında önüne geçmek, en azında azaltmak mümkün olabilir.

Demokrasinin bayramı olarak nitelenen seçimlerin kavga ve çatışmaya değil huzur ve refaha hizmet ettiği günlerin gelmesi için bugün değilse bile gelecekte teknolojinin nimetlerinden istifade edilmesi bizce kaçınılmaz olacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here